Malta Uçak Bileti

Malta Uçak Bileti
  • Ülke Adı: Malta
  • Başkent: Valletta
  • Nüfusu: 460,297 
  • Yüz Ölçümü: 316km²
  • Komşuları: Akdeniz ve Avrupa ülkelerine denizden komşudur.
  • Konuşulan Dilleri: Maltaca
  • Telefon kodu: +356
  • Başkan: Marie Louise Coleiro Preca
  • Para Birimleri: Euro

Malta’nın Kuruluş Yılı ve Geçmişi

Tarihin derinliklerine inildiği takdirde Fenikelilerden, Kartacalılara, Romalılardan Bizans İmparatorluğuna dek farklı medeniyetlerin günümüz Malta adasında yaşamış olduğu görülür. Orta çağ süresince Bizans ve Arap Savaşlarına şahitlik etmiş olan Malta, 870 yılı itibariyle Araplar tarafından işgal edilmiş bu sayede ülke halkı pamuk ve bazı yeni meyvelerle tanışmıştır. Bu süre ülke tarihinin sakin ve huzurlu dönemleri olarak bilinir. Araplar, Malta adasının yerli Hristiyan halkının kendi dinlerini yaşamasına müsaade etmiş, yalnız Hristiyan halkın ekstra vergi ödemesini zorunlu hale getirmiştir. Arap halkının ülkede bıraktığı en büyük miras, Maltalı yerli halkın hala konuştuğu Maltaca dili ve şehir isimleridir. 

1091 yılında Normlar Malta’yı ele geçirmiş ve Normların gelişi Hristiyan halk tarafından sevinçle karşılanmıştır. Normların ülkeyi işgal etmesinden sonra ülkenin dini Katolik olarak kabul edilmiş, fakat Normların egemenliği çok fazla sürmemiş ve sırasıyla ülkede Almanlar, Fransızlar ve İspanyollarda egemenlik kurmuştur. 

Ülke tarihinde Osmanlı Devleti’nin de ciddi bir etkisi bulunmaktadır. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman Rodos’u fethederek, Rodos’ta bulunan şövalyeleri adadan dışarı atmış, atılan bu şövalyeler 1530 tarihinde Malta’ya yerleşmiştir. Ada şövalyeleri, ülkenin günümüzdeki tarihi ve kültürüne en büyük katkıyı sağlamıştır. 

malta uçak bileti fiyatları

1565 tarihinde ülkeyi kuşatan Osmanlı Devleti’ne karşı ülkeyi savunmuş, toplamda 6000 civarı şövalye, köle ve askerle birlikte 200 gemi ile ablukayı gerçekleştiren 30.000 kişilik Osmanlı donanmasını 4 aylık mücadele sonunda geri çekilmek zorunda bırakmışlardır. Bu durum bir asırdır devam eden Osmanlı Devletinin yenilmezliğinin son bulması anlamına gelirken, şövalyelerin lideri olan Jean de Valletta’nın Avrupa’da itibar kazanmasına ve Malta’ya maddi destek yapılmasına yol açmıştır. Bu sürecin sonrasında çevresi surlarla çevrili bir kentin inşa edilmesine karar verilmiş ve bu kent de baş şövalyenin ismiyle anılmıştır. 

1798 yılında Napolyon Bonapart’ın adayı fethedip şövalye iktidarına son vermiştir. Fetihten sonraki ilk altı gün içerisinde köleliğin kaldırılması, ilk ve orta öğretim sisteminin oluşturulması, geleneksel bilim sistemi yerine daha bilimsel bir sisteme geçiş gibi önemli düzenlemeler yapılmıştır. 

1800’lerde adaya İngiliz kuvvetleri girmiş ve 1964 senesine dek adada kalmışlardır. Sebebi ise yerli halkın eski hükümdarlarını istemeyip, İngiliz himayesinde kalmayı istemeleridir. Ada, ticaret ve stratejik önem dolayısıyla Almanlar tarafından II. Dünya Savası zamanında devamlı bombalanmış, İngilizler ve Maltalılar hayatta kalma mücadelesinde birlik olup, Almanların adayı ele geçirmesine engel olmuştur. Ada halkının göstermiş olduğu kararlılık VI. Kral George’un ülkeyi George Cross’a vermesine sebep olmuştur. 

Ülke 1964 senesinde İngilizlerden bağımsızlığını kazanmıştır. Şu anda bağımsız bir devlet ve cumhuriyet olarak varlığını devam ettirmektedir. 1 Mayıs 2004 tarihi itibariyle Avrupa Birliğine tam üyedir. 

Gezilecek Yerler/Tarihi ve Turistik Mekânlar

Malta'da bir çok gezilecek güzel yerler bulunuyor. Bunlardan bazıları şunlardır: 

Valletta

Ada bulunduğu konum itibariyle Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüldüğü için Osmanlı Devleti zamanında buraya göz koymuş, şehir de ismini Osmanlı işgalinden bölgeyi kurtaran kişi olan Jean Parisot de la Vallette’den alır. Valletta’nın sarı renge yakın cumbalı rengarenk kapılı evleri oldukça dikkat çeker. 

Sliema

Valletta’ya feribotla yaklaşık olarak 5-6 dakika uzaklıkta olan, yerleşim, konaklama, alışveriş, cafe ve restoranların olduğu hareketli bir bölge. 

San Giljan

St. Julian ismiyle de bilinen bu bölge ada gece hayatının merkezidir. Bölgede otel, bar, restoran ve dil okulları bulunmaktadır. Özellikle akşam vakitlerinde hareketlilik isteyenlerin vazgeçemediği bir noktadır. 

Mdina ve Rabat

Malta’nın ortasında kalan bu iki bölge duvarlarla çevrili hisar denilebilecek bir bölge, Rabat ise Mdinayı çevreleyen bölgenin adı. Mdina Arap egemenliği altındayken bölgeyi düşmanlardan korumak için etrafı duvarlarla çevrelenmiş ve uzun seneler başkent olarak kalmış bir Orta Çağ şehridir. Rabat ise Arap etkisini pek taşımayan bir yer olarak Malta’nın karışık yapısını en iyi şekilde yansıtır. İki bölge de birbiriyle iç içe olduğu için yürüyerek rahatlıkla ikisi de gezilebilir. 

Mdina ve Rabat malta

Marsaxlokk

Ülkenin simgeleşmiş yerlerinden biri olan Marsaxlokk küçük bir balıkçı kasabasıdır. Osmanlı Devleti ülke kuşatmasında adaya ilk girişi buradan yapmıştır. Küçük ve sevimli bir kasabadır. 

Mosta

Pek fazla özelliği olmaması dolayısıyla, turist açısından fazla kişi tarafından ziyaret edilmeyen Mosta gene de adaya gidilince görülmesi gereken yerler arasındadır.

Upper Barrakka Gardens

Kent yukarıdan, kuşbakışı olarak görülmek isteniyorsa muhakkak Upper Barrakka Gardens’a gidilmelidir. 

Grand Masters Palace

1571 senesinde yapılan Grand Masters Palace, başkentte inşa edilen en eski yapılardan biridir. Yapıldığı ilk günden itibaren idari yönetimin yürütüldüğü bir bina olarak kullanılmış günümüzde ise devlet başkanının ofisi olarak hizmet vermektedir. Yapı güzel bir mimariye sahiptir. 

Grand Masters Palace malta

Saint John’s Co-Katedrali

Dışarıdan bakıldığında çok görkemli olmasa da içi bayağı ihtişamlı olarak inşa edilen katedralin özelliği ise içerisinde Caravaggionun iki adet önemli eserinin bulunması. Katedral her gün 9:30-16:30 arasında ziyarete açık. 

Manoel Tiyatrosu

Avrupa’da hâlâ aktif olarak kullanılan en eski 3. tiyatrodur. Harika bir mimariye sahip olan tiyatro, 1700’lü senelerde inşa edilmiştir. İçerisinde küçük bir de müze olan yapının giriş ücreti 5 Euro’dur. 

Saint Elmo’s Kalesi ve Ulusal Savaş Müzesi

Başkentin en uç noktasında bulunan Saint Elmo’s Kalesi 1500’lü senelerde yapılmış, Osmanlı Devletinin Malta Adasını kuşatması esnasında önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı Devleti bölgeyi top ateşine tutmuştur. Şu an hem kale hem de kapsamındaki Ulusal Savaş Müzesi gezilebilmektedir.

Malta Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi

Adanın en önemli sanat koleksiyonuna sahip olan Malta Ulusal Güzel Sanatlar Müzesinde, hem Maltalı hem de dünyaca ünlü sanatçıların eserleri bulunmaktadır. 

Santa Marija Assunta Kilisesi

Mosta’da bulunan ve Roma’daki Pantheon’dan etkilenerek yapılan bu dev kilise oldukça dikkat çekicidir. Avrupa’daki en büyük 4. kubbeye sahip olan kilisenin kubbe çapı 45 metre yüksekliği ise 51 metredir. II. Dünya Savaşında Nazilerin attığı bir bomba kubbeyi delip geçmiş fakat bomba patlamamıştır. 

Santa Marija Assuna klisesi

Malta Mutfağı ve Yemek Kültürü 

Malta mutfağında iklimin büyük bir etkisi var. Temel olarak Akdeniz mutfağının izlerini taşır. İngiliz sömürgesinin izinin kaybolmasına rağmen mutfak etkileri arasında Fransız, Sicilya ve Kuzey Afrika mutfaklarının karışımı yer alır. Örneğin, yerli halk çayın sütle servisini oldukça sever. Ülke yemekleri geleneksel olarak uzun sürede pişirilir. Sebebi ise odun miktarının az olması, yüksek ateşte pişirilen yiyeceklerin tasarruflu olmayacağı için yavaş pişirme yöntemi tercih edilir. 

Yerel balıkçı ve çiftçilerin yöresel yiyeceği domates sosuna batırılmış zeytinyağı ile yağlanmış ekmek üzerine karabiber, kapari ve tuz dökerek hazırlanan Hobz biz-zejt yani yağlı ekmektir. Bu yiyecek günümüzde tüm Malta restoranlarında iştah açıcı olarak sunulur. Diğer bir iştah açıcı yemek ise balık çorbasıdır. Ülke mutfağında kabuklu deniz ürünleri, balık, ahtapot ve kalamar bol tüketilir. Ülkede salyangoz zeytinyağı ve sarımsakla pişirilerek sunulur. 

Malta mutfağında tavşan etinden yapılan yemekler ünlüdür, en fazla tavşan eti tüketilir. Tavşan eti kısık ateşte pişirildiği gibi, yağda kızartılarak ya da güveçte pişirilir. Ülke mutfağında tatlı olarak bol yağda kızartılmış hurmalı hamur olan imqaret ya da acıbadem kurabiyesine benzeyen tal-lewz meşhurdur. 

Adada yemek sonrası hazmettirici olarak mor renk ve armut tadında olan Bajtra ile tatlı ve berrak bir rengi olan Tamakari isimli iki çeşit likör içilir.